Search

sanatlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sanatlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9. Sınıf Türk Edebiyatı Ders Notları 1. Ünite Güzel Sanatlar ve Edebiyat

23 Kasım 2013 Cumartesi

9. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERS NOTLARI

I. ÜNİTE
GÜZEL SANATLAR VE EDEBİYAT 

GÜZEL SANATLAR İÇİNDE EDEBİYATIN YERİ 

Güzel sanatları diğer eserlerden ayıran en önemli özellik insanda coşku ve estetik haz uyandırmasıdır.Güzel sanatlar için yapılan en iyi sınıflama bu sanatların kullandıkları malzemelere göre yapılan sınıflandırmadır. Bu malzemeler fonetik ve plastik olarak ikiye ayrılır.Sesle  yapılan sanatlara fonetik sanatlar, görüntüyle yapılan sanatlara ise plastik sanatlar denir.Güzel sanatların genelinde plastik malzeme kullanılırken edebiyat ve müzik ise sese dayalı bir sanattır.
Edebiyatın malzemesi kelimelerdir ve edebiyat dille gerçekleştirilen bir güzel sanatlar etkinliğidir.Edebiyatın asıl amacı güzel sanatların en önemli öğesi olan estetik zevk duygusunu dil aracılığıyla gerçekleştirmektir.Edebiyatta fayda sağlamak amaç olarak her zaman ikinci plandadır.

Edebiyatın Tanımı

Duygu ve düşüncelerin söz ya da yazıyla etkili ve güzel bir biçimde anlatılması sanatına edebiyat denir. Edebiyat, sözcüğü Arapça ‘edep’ sözcüğünden türemiştir. Edebiyat sözcüğü ilk kez Tanzimat döneminde Şinasi tarafından kullanılmıştır. Şinasi’den önce nazım ve nesir türlerindeki eserlere ‘şiir ve inşa’ denilmekteydi.

Edebiyatın Konusu 

Yazar ve şairlerin ortaya koydukları eserlerde ele alıp işledikleri her şey, edebiyatın konusunu oluşturur.

Edebiyatın Yöntemi 

Dil ürünlerinin tüm özelliklerinin tarihi akış içinde bilimsel olarak incelenmesi de edebiyatın yöntemini oluşturur.

EDEBİYATIN DİĞER BİLİM DALLARIYLA İLİŞKİSİ 

Edebiyatın temel öğesi olan dil diğer bilim dallarının da anlatım aracıdır. Bundan dolayı felsefe, psikoloji, sosyoloji, hatta tarih, coğrafya, ekonomi vb. diğer bilim dallarıyla yakından ilişkisi vardır.Araştırmacılar da edebiyat araştırmalarında yazarın biyografisini yazarken tarih biliminden,yaşadığı ortamı yazarken sosyoloji biliminden,yazarın içinde bulunduğu ruhsal durumu anlatırken ise psikolojiden faydalanırlar.
Yazarı etkileyen toplumsal,siyasal ve felsefî görüşleri de diğer sosyal bilimlerin yardımıyla ortaya koyarlar.    

Edebiyat Tarihi ve Önemi 

Bir ulusun çağlar boyu yarattığı sözlü ve yazılı dil ürünlerini ve onların yazarlarını bilimsel bir yöntemle tarihi akış içinde inceleyen bilim dalına edebiyat tarihi denir.Edebiyat tarihi bir ulusun geçmişteki düşünce yapısını, dünya anlayışını, kültür ve uygarlık birikimini yeni kuşaklara aktarır.Böylece kuşaklar arasında köprü kurarak yeni kuşakların daha iyiyi, doğruyu, güzeli bulmalarına yardımcı olur.Bizde Tanzimat dönemine kadar edebiyat tarihi tezkirelerden ibaretti.

Tezkire: Şairlerin hayat hikayelerini anlatan biyografi türünden eserlere denir.
Başlıca edebiyat tarihi yazarlarımız şunlardır: Ziya Paşa,M. Fuat Köprülü,Agah Sırrı Levend,Ahmet Hamdi Tanpınar,Nihat Sami Banarlı

DİLİN İNSAN VE TOPLUM HAYATINDAKİ YERİ 

Dil-Kültür-Edebiyat İlişkisi 

Dil, insanların duygu düşünce ve düşlerini; özlem ve isteklerini anlatma aracıdır . Kültür ise;dil,din,ülkü gibi ortak duygu ve düşüncelerin bizde yarattığı değişim ve bileşimdir.Bu nedenle dil bir ulusun temel taşıdır.Dil kültür değerlerimizi geleceğe taşır ve edebiyatın da temel öğesidir.     Dil, edebiyatın temel öğesi; edebiyat, kültür birikiminin kendisidir. Görüldüğü gibi dil,kültür ve edebiyat birbirinin tamamlayıcısıdır.

METİN – EDEBî METİN 

Metin: Bir yazıyı şekil,anlatım ve yazım özellikleriyle oluşturan kelimelerin tamamına metin denir.

Edebî Eser (Edeb Metin); Tanımı ve Özellikleri
İnsanın duygu ve düşüncelerini; özlem ve dileklerini estetik ölçüler içinde anlatan ve okuyucuda güzellik duygusu yaratan dil ürünlerine edebî eser(metin) denir.

Özellikleri 


  • Edebî eser okuyanı etkilemelidir. 
  • Anlatımı güzel düşüncesi sağlam ve özlü olmalıdır. 
  • Konusu;ait olduğu toplumun ve yazıldığı dönemin özelliklerini yansıtmalıdır. 
  • Eser zamanın süzgecinden geçtikten sonra  toplumca anlaşılıp beğenilmelidir. 
  • Duygu ve düşünceler belli bir edebî türe uygun olarak anlatılmalıdır. 
  • Eser estetik ölçüler içinde ,belli bir sanat anlayışıyla yazılmalıdır.

EDEBİYAT VE GERÇEKLİK 

Dış dünyadaki tüm nesnel varlıklar,koşullar ve durumlar gerçekliğin kapsamına girer.Edebiyat dış dünyayı,insanı ve insana özgü özellikleri kurmaca yoluyla dile getirir.Yani sanatçı dış dünyayı olduğu gibi değil,kendi süzgecinden geçirerek,değiştirerek,yorumlayarak anlatır.Bu paralelde şöyle bir tanım çıkarılabilir: Sanat yada edebiyat,bir nevi gerçeğin yorumlanarak anlatılmasıdır. Burada unutulmaması gereken nokta ise edebiyatın bunu yaparken gerçeklikten tamamen uzaklaşmamış olmasıdır.

9. Sınıf Türk Edebiyatı Ders Notları 01 - Güzel Sanatlar İçinde Edebiyatın Yeri

9 Eylül 2013 Pazartesi

Güzel Sanatlar İçinde Edebiyatın Yeri

Bilim, evrenin ya da olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışan, bunu düzenli bilgi haline dönüştüren çalışmalar bütünüdür. Sanat, insanların kendileri ve doğa karşısındaki duygu ve düşüncelerinin çizgi, renk, biçim, söz ve ritm gibi unsurlarla güzel ve etkili bir biçimde ve kişisel bir üslupla ifade edilmesidir.

Sanatçı ile bilim adamı aynı meseleye farklı gözlerle bakar.
Örneğin, bir gök olayı olan "yıldırım" karşısında bilim adamının tavrı, bu doğa olayının nedenlerini araştırmak, bundan korunmanın yollarını bulmaya çalışmaktır. Bilim adamı bu duyarlıkla çalışarak paratoneri bulmuş ve bunun etki alanını formüllerle ifade etmiştir. Ama bir sanatçı "yıldırım" karşısında bambaşka bir tavır takınır. O, dış dünyada algıladıklarını kendi sanatsal gerçekliğinde yeniden oluşturur. Pir şair, "yıldırım" sözcüğünün çağrışım gücünden, yan ve mecaz anlamlarından faydalanarak kendi duygu ve hayallerini dile getirir.
Gelmedin son hayal de yanıp yanıp kül oldu
Bu deruni kavgada kırılan gönül oldu
Şimdi menziller elem, yürek duman, sine çak
Devleri mahkum eden hayatım şimdi helak
Gelmedin yıldırımlar düştü hülyalarıma
Nasıl kıydın be zalim masum rüyalarıma
Nasıl kıydın be zalim masum rüyalarıma
Nurullah Genç
  • Bilimsel eserlerin önceliği doğruluk ve faydadır.
  • Bilimsel eserler, bilgi vermek,  öğretmek, düşündürmek, açıklamak vb. amacıyla yazılır.
  • Bilimsel eserler, bilimsel bir gerçekliği nesnel olarak anlatır.
  • Sanat eserleri güzelliği ön planda tutar.
  • Sanat eserlerinde amaç öğretmek ve bilgi vermek değil, bir duygu ya da düşünceyi sezdirmek, hissettirmek ve çağrıştırmaktır. Okuyucuda coşku ve heyecan uyandırmak, okuyucunun estetik duygusunu açığa çıkarmak ve ona sanatsal zevk aşılamaktır.
  • Sanat eserlerinde öznel bir anlatım vardır.

Translate